
Google`ın
yaratıcıları Larry Page ve Sergey Brin.
Sanal devrimin etkisinin gerçek boyutları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.
İnternet, bu kadar kısa zamanda, alışverişten uçak rezervasyonlarına, günlük
yazılarından müziğe kadar yaşama biçimlerimizi tamamen değiştirdi.
Hatta o kadar kanıksandı ki artık farkında bile olmadan hayatımıza yön
veriyor. Aşağıda, "web"in 15. yılı şerefine Observer yazarları tarafından
hazırlanan "en etkili siteler" derlemesi var.
1. eBay.com (açık artırma ve alışveriş sitesi)
Pierre Omidyar, 1995`te nişanlısının oyuncak koleksiyonunu büyütme kaygılarını
gidermek için eBay`i kurdu. Öncellikle Silicon Valley`de bulunan eBay, birkaç
yıl içinde halka açıldı ve şu an sadece ABD`de 10 milyonu aşkın kullanıcısı var.
eBay silah, mektup damgalama makinesi, havai fişek, hayvan satmıyor ama onun
dışında neredeyse her şey var: ev, iş, kullanılmış iç çamaşırı, favori...
2. wikipedia.com (ansiklopedi)
Jimmy Wales, Alabama`da okul hayatı boyunca okurken saatler harcadığı
ansiklopedilerde tanıdık hüsranlarla karşılaştı: Yaklaşımları eskiydi,
güncellenmediği için geçerliliğini yitirmişti ve kullanımları zordu. 2001`de
Wikipedia ile sorunu çözdü. Wikipedia, parasız online bir ansiklopediydi ve
öncekilerden farklı olarak okumak ve özellikle düzeltmek isteyen herkese açıktı.
Ancak, sonraları, Robert Kennedy üzerine hakaret içeren bir makalenin fark
edilmeden aylarca kalması tepki çekti. Suistimal edilme ihtimali üzerine Wales,
"bu çok ender olan bir şey, olduğunda da diğer kullanıcılar tarafından
düzeltiliyor." diyor.
3. napster.com (dosya paylaşım)
1999`da Shawn Fanning, üniversitedeyken, arkadaşlarıyla müzik dosyalarını
paylaşmak amacıyla Boston`da Napster`ı kurdu. Bu tamamiyle illegaldi ve büyük
plak şirketlerinin hücumuna uğradı. 2000`de 70 milyonun üzerinde kayıtlı
kullanıcısı vardı. Hemen ardından plak şirketleriyle davalık oldu ve anlaşmaya
varıldı. Alman dev şirket Bertelsman tarafından satın alındı, kapatılmadı ama
paralı hale getirildi, yasallaştı. İllegal olduğu dönemde, müziği parasız
ulaşılabilir hale getirme fikrini popüler kıldı. Fakat sanıldığının aksine
sanatçılara zararı dokunmadı tersine çok fazlasının kariyerlerini başlatmış
oldu.
4. youtube.com (video paylaşım)
Chad Hurley ve Steve Chen, San Mateo`nun bir garajında çalışırlarken komik
videoları indirmenin ve paylaşmanın kolay yollarını arıyorlardı. YouTube, 2004`te
böylece yaratıldı. YouTube şimdilerde günde 100 milyon videonun izlendiğini
iddia ediyor. Site kısa süre içinde eski videolardan evde çekilmiş olanlara, 70`lerdeki
şovlarda kırılan potlara birçok görüntünün paylaşıldığı bir yer haline geldi.
Tabii tüm televizyon stüdyoları telif hakına sahip arşivlerini paylaşma fikrini
hemen benimsemedi. "Çalmak değil amacımız. Siteden kaldırmamızı istediklerinde
kaldırıyoruz." diyor Chen.
5. myspace.com (iletişim)
2003`te Chris DeWolfe ve Tom Anderson,
MySpace`i eski
okul arkadaşlarıyla haberleşmek için kurdular. Birden "arkadaş bulma" sitesine
dönüşen MySpace, sadece İngiltere`de 100 milyon üyeye ulaştı. Varolan online
iletişim sitelerinin özelliklerini tek sitede toplamayı planlayan çift, siteye
"günlük", "arkadaş arama", "ilan" ve "olay" gibi özellikler eklediler ve site
gittikçe büyüdü Eklenenlerden biri olan müzik yükleme ve indirme sonucu, (ünlü
örneklerden) Arctic Monkeys gibi birçok grubun dünyaya açılmasını sağladı.
6. amazon.com (alışveriş)
Jeff Bezos, dünyanın en büyük kitabevine isim olarak Amazon`u seçti çünkü büyük
ve durdurulamaz anlamına gelen bir şeye ihtiyacı vardı. İlk ofis 1994`te
Seattle`ın banliyölerinden birinde açıldı. 1999`da Bezos, Time tarafından
senenin adamı seçilince site iyice adını duyurdu. Amazon ikinci el kitap
satımını sürdürdü, fiyatları düşük tuttu ve şimdi kitap dışında da birçok şey,
özellikle CD ve DVD satıyor.
7. salon.com (online medya)
Salon, bir grevin sonucu olarak ortaya çıktı. San Francisco Examiner 1994`te
kapatılınca birkaç gazeteci HTML öğrenerek gazete yapma işine girişti. Bu
girişimin "özgürleştirici" olduğunu düşünüyorlardı. Examiner`ın sanat editörü
David Talbot, böylece işini bıraktı ve hep planladığı online makale işine
girişti. Salon, kitaplar üzerine yorum yapılan bir siteydi fakat kısa zamanda
editörler daha fazla gazetecilik yapmak gerektiğini fark ettiler. Talbot`a göre
online gazetecilik asıl Prenses Diana`nın ölümü ve Lewinsky skandalıyla başladı
çünkü böyle olaylar daha çabuk kavranıyor ve tepki alıyordu. Dedikodu yanı vardı
ve kendi kendini güncelleyebiliyordu. Hatta işin içine liderler bile
katılıyordu. Salon, çoğu kez finansal problemler yaşadı, bir abonelik sistemi ve
online reklamlar sayesinde kurtuldu. O dönemlerde Talbot, Salon`a rakip olarak
the New York Times gibi büyük medya organizasyonlarını görüyordu. Şimdi de
oyunun başında kalmak için çabalıyor.
8. google.com (arama motoru ve medya şirketi)
Larry Page ve Sergey Brin 1998`de farklı bir arama metodu geliştirdi. Onların
metodu, aranılan terimin bir sayfada kaç kere bulunduğunu sıralamak yerine, bir
sitenin diğer siteler tarafından ne sıklıkla referans gösterildiğini ölçüyordu.
Sade bir tasarımı olması da, siteyi daha hızlı ve daha ulaşılır kılıyordu. Site
büyüdükçe kolları da uzadı. E-postadan (Gmail), haberlere (Google news), bedava
telefondan (Google Talk), fiyat karşılaştırmalarına (Froogle) kadar çok fazla
alana yayıldı. Ama en dikkati çeken, dünyaya dair, gerçeğe oldukça yakın
bilgilerin detaylı bir biçimde sunulduğu Google Earth`ün kurulması oldu.
9. yahoo.com (arama motoru ve medya şirketi)
Yahoo! da Google
gibi Standford Üniversitesi mezunları tarafından kuruldu. Jerry Yang ve David
Filo`nun hobi olarak başlattıkları portal, en popüler arama motoru haline geldi.
Bugünlerde Google, Yahoo!`nun ününe gölge düşürmüş durumda. Yahoo! da arama
alanında ünlendikten sonra e-posta, haber, oyun, alışveriş gibi servislere el
attı. Geocities, Broadcost.com gibi siteleri satın aldı. Google`a rağmen Yahoo!
hâlâ mücadeleci.
10. easyjet.com (havaalanı işlemleri)
Stelios (kendisi "soyadsız ünlüler" adlı kervana dahil bir menajer), babasından
aldığı parayla ikinci el iki tane Boeing kiraladı ve İngiltere`den İskoçya`ya 29
Pound`a uçuşlar düzenlemeye başladı. Ardından birkaç arkadaşıyla bu ucuz
uçuşları easyJet adıyla internete taşıdı (şimdi Türkiye`ye de var). Uçakların
üzerine telefon numarasını da yazınca işler büyüdü. Siteyi böylece bilet
rezarvasyonuna açtılar ve ardından da easyInternetcafe`yi kurdular.
Bilgi evrenimiz üzerindeki tüm bu değişimler sadece 15 senede oldu. İnternete
erişimimizi sağlayan grafik web tarayıcıları 1993`te ortaya çıktı. Şimdi ise ne
kadar büyük olduğu bilinemeyen bir ağ, tüm hayatımızı etkiliyor.